Dijital Hizmet Sağlayıcıları için yeni bir kurallar dizisi, 10 soru ile Dijital Hizmetler Yasası

15 Aralık 2020 tarihinde Avrupa Komisyonu, sosyal medya alanlarını, çevrimiçi aracılık hizmetlerini, yer sağlama hizmetlerini ve bunun gibi Avrupa Birliği’nde faaliyet göstermekte olan diğer tüm çevrimiçi platformları kapsayacak tek bir “dijital hizmetler” kurallar dizisi oluşturma amacıyla kapsamlı bir teklif paketi sunmuştur.
Söz konusu teklif paketinin içerisinde Dijital Piyasalar Yasası ve Dijital Hizmetler Yasası bulunmaktadır. Komisyon’un söz konusu yasa tekliflerine ilişkin yaptığı duyuru uyarınca, söz konusu yasa tekliflerinin temelinde tüketicilerin ve sağlayıcıların temel haklarını daha etkin bir şekilde koruyacak, herkes için daha adil ve rekabetçi dijital pazarlar oluşturma hedefi bulunmaktadır. Bunun yanı sıra küçük ve orta ölçekli işletmelerin ve pazara giriş yapacak yeni oyuncuların uyumluluk maliyetlerini düşürüp pazarda müşterilere erişimin kolayca sağlanması hedeflenmektedir.
Yasaların kalbinde tüm dijital hizmet kullanıcılarının temel haklarının korunduğu daha güvenli bir dijital alan yaratmak ve hem Avrupa ortak pazarında hem de küresel çapta yeniliği, büyümeyi ve rekabet gücünü teşvik etmek için tüm pazar oyuncularına eşit bir oyun alanı oluşturmak yer almaktadır. Buna uygun olarak, yeni kuralların ele aldığı son dönemlerde küresel çapta da büyük tartışmalara yol açan en önemli konulardan biri ise pazarın “bekçisi”, bir diğer deyişle “gatekeeper” haline gelmiş veya gelebilecek çevrimiçi platformların dayattığı haksız koşulların önüne geçmek ve daha adil bir rekabet ortamı sağlamaktır.
Bu yazımızda DSA’nın getirdiği yenilik ve değişimleri 10 adımda ele alıyoruz.


1- Dijital Hizmetler nedir? DSA’nın kapsamında neler bulunmaktadır?
Herkesin çevrimiçi platformları ve dijital hizmetleri tanımlamaya çalıştığı, pazarı anlamlı bir şekilde ele almak için farklı tanımlar öne sürdüğü şu dönemde, bu yasa teklifini incelerken (tabii ki) akıllara gelen ilk soru DSA’nın “dijital hizmetler” tanımı içinde hangi hizmetlerin yer aldığı olacaktır.
Dijital hizmetler, basit web sitelerinden internet altyapı hizmetlerine ve çevrimiçi platformlara kadar geniş bir çevrimiçi hizmet kategorisini içermektedir. DSA’da yer alan yeni kurallar çevrimiçi pazaryerleri, sosyal ağlar, bulut hizmetleri, içerik paylaşım platformları, uygulama mağazalarının yanı sıra çevrimiçi seyahat ve konaklama platformlarını kapsayacak şekilde düzenlenmiştir.
Avrupa Komisyonu’nun yaptığı tanıma göre, DSA’nın getirdiği kurallar dizisinin uygulanacağı kuruluşlar, (i) çok büyük “gatekeeper” çevrimiçi platformları, bunları kapsayan (ii) genel çevrimiçi platformları, bu platformları kapsayan (iii) yer sağlama hizmetlerini (bulut ve web-hosting hizmetlerini) ve bu yer sağlama hizmetlerini de kapsayan (iv) ağ altyapısı sunan aracı hizmetleri (internet erişim sağlayıcıları, alan adı kayıt kuruluşları vb.) içermektedir. Bir şemayla özetlemek gerekirse DSA kapsamındaki “dijital hizmetler” aşağıdaki gibidir:

DSA’nın kapsamında getirilen en önemli yeniliklerden biri hayatımızda büyük yer tutan dijital hizmetler ve tüketiciler arasındaki geçit görevini gören ve pazarda sistematik bir role sahip gatekeeper çevrimiçi platformlara ilişkin düzenlemelerdir. 45 milyon veya daha fazla kullanıcıya ulaşan (yani Avrupa nüfusunun %10’unu temsil eden) “çok büyük” çevrimiçi platformlar, yasadışı içeriğin ve toplumsal zararların yayılmasında ortaya çıkardıkları belirli riskler nedeniyle DSA kapsamında belirli kurallara tabi olacaktır. Buna göre, DSA kapsamında, çok büyük çevrimiçi platformlar için diğer tüm yükümlülükleri yanı sıra, (i) ilave risk yönetimi yükümlülükleri ve uyum görevlisi bulundurma, (ii) dış risk denetimi ve kamusal hesap verebilirlik, (iii) bilgiye erişim tavsiye sistemlerinin şeffaflığı ve bilgiye erişimin kullanıcı seçimine bağlanması, (iv) yetkililer ve araştırmacılarla veri paylaşımı, (v) davranış kuralları ve (vi) kriz müdahale iş birliği gibi ilave yükümlülükler getirilmiştir.
Bu kapsamda ilgili platformların araştırmacılara, sivil toplum örgütlerine ve yetkililere reklamların içeriği hakkında inceleme yapmalarına izin vererek bunlara erişim sağlamalarını sağlamalıdır. Ayrıca kendi reklam sistemlerinin manipüle edilip edilmediğini, eğer ediliyorsa nasıl manipüle edildiğini değerlendirmeleri ve bu riskleri azaltmak için önlemler almaları gerekecektir. DSA, özellikle “gatekeeper”ların reklamların fiyatı ve yayıncıya ödenen ücret hakkında kullanıcılara bilgi sağlayarak şeffaflığı artırmasına yönelik hükümlerle tamamlanmaktadır. Ayrıca, performans ölçüm araçlarına ve reklam verenler ile yayıncıların reklam envanterini kendi bağımsız doğrulamalarını gerçekleştirmeleri için gerekli bilgilere erişim sağlamaları gerekmektedir.
DSA kapsamında dijital pazarlama için, pazarlama amaçlı reklamlardan politik reklamlara kadar her tür reklamcılığı kapsayan düzenlemeler, reklamlarda kullanıcının rızası veya itiraz hakkı gibi kuralları halihazırda belirleyen Veri Koruma Genel Yönetmeliği (“General Data Protection Regulation” veya “GDPR”) gibi kuralları tamamlayıcı şekilde düzenlenmiştir. Kurallara göre, kullanıcılar her bir reklamın hedef kitlesinde yer alıp almadıkları, ilgili reklam kendilerini hedef almakta ise bunun nedenleri ve bu reklam için kimin ödeme yaptığı hakkında bilgilendirilmelidir. Ayrıca, içeriğin bir platformda ne zaman sponsorlu veya organik olarak yayınlandığının anlaşılabilir ve belirlenebilir olması gerekmektedir.
Bildirim ve eylem yükümlülükleri, diğer içerik türlerinde olduğu gibi, potansiyel olarak yasa dışı olabilecek reklamlar için de geçerlidir.
Bu bağlamda, DSA’nın kapsamında dijital hizmet sağlayıcılara getirilen yükümlülükler aşağıdaki şemada özetlenebilecektir.


Buna karşın DSA kapsamında dijital vergilendirmeye ilişkin hükümler yer almamaktadır. Komisyon’un dijital faaliyetlerden elde edilen gelirler için geçici bir dijital vergi önerisi, DSA’dan bağımsız ayrı bir girişimdir.
Kişisel verilerin korunmasına ilişkin ise, DSA, GDPR ve eGizlilik Direktifi dahil olmak üzere mevcut veri koruma kurallarına tam uyum sağlayacak şekilde tasarlanmıştır ve bu düzenlemelerde belirtilen önlemlere bir değişiklik getirmemektedir.


2- Dijital hizmetlere ilişkin yeni kuralların oluşturulması ihtiyacı nasıl ortaya çıktı?
Dijital hizmetlere ilişkin yeni kuralların oluşturulması son yıllarda tüm dünya çapında en çok tartışılan konulardan biridir. Modern dünyada dijitalleşmenin ve dijital hizmetlere erişimin hızlı ve yaygın gelişimi hayatımızın her alanında etkisini göstermektedir. Çevrimiçi iletişim kurmanın, alışveriş yapmanın veya bilgiye erişmenin birçok yeni yolunun ortaya çıkmasının sonucu olarak sürekli olan gelişen bu dijitalleşmeye Avrupa mevzuatının da uyum sağlaması ihtiyacı ortaya çıkmıştır.
Çevrimiçi platformların kullanımının yaygınlaşması Avrupa iç pazarında ticaretin daha verimli hale gelmesine, AB içinde ve dışında uluslararası ticaretin kolaylaşmasına imkân ve bunun sonucunda tüketicilere birçok yenilik ve fayda sağlamıştır. Bununla birlikte dijital hizmetlerin yaygınlaşması çevrimiçi ortamda yasa dışı ürünlerin, hizmetlerin ve içeriğin ticareti ve değişiminin gerçekleşebilmesi endişelerine yol açmıştır. İlaveten, çevrimiçi hizmet sağlayıcıların manipülatif algoritma sistemleri aracılığıyla bilgi akışını bozmak gibi kötü amaçlarla kullanabildiği görülmüştür. Facebook – Cambridge Analytica veri manipülasyonu skandalı, Google Analytics algoritması ve bu algoritmanın getirilerine ilişkin dünyanın dört bir yanında açılan soruşturmalar da bu endişeleri ortaya koyar niteliktedir. Bu yeni zorluklar ve platformların bu sorunları ele alma şekli, yeni yasal önlemlerin alınmasını gerekli kılmıştır.
AB düzeyinde sektöre özgü yapılan bir dizi müdahaleye rağmen, hâlâ çözülmesi gereken bu sorunların yasal düzenlemelerle çözülmesi ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Toplumun ve ekonominin hızlanan dijitalleşmesi, birkaç büyük platformun dijital ekonomideki önemli ekosistemleri kontrol ettiği bir durum yaratmıştır. Özel kural koyucular olarak hareket etme gücüyle dijital pazarlarda kapı bekçileri olarak ortaya çıkan gatekeeperlar platformları kullanan işletmeler için adil olmayan koşullara ve tüketiciler için daha az seçeneğe neden olmuşlardır. Son birkaç yılın deneyimi ve girişimleri, özellikle çok büyük çevrimiçi platformlar söz konusu olduğunda, yasadışı içeriğin çevrimiçi olarak yayılmasıyla ilgili sorunları dizginlemek için bireysel ulusal müdahalelerin, mevcut zorlukları etkili bir şekilde ele almakta ve korumada yetersiz kaldığını göstermiştir. Bu gelişmeler göz önünde bulundurularak, Avrupa ortak pazarı, kullanıcıların çevrimiçi güvenliğini sağlayan, temel hakların korunmasını teminat altına alan, adil ve açık çevrimiçi platform ortamına zemin hazırlayan modern bir yasal çerçeve gerektirmektedir.


3- Yasa teklifi süreci nasıl gelişti? Bu yeni kuralların oluşumunda kimler söz sahibi oldu?
Komisyon 2020 yazında, bu yasama paketinin hazırlanmasında özel sektör, dijital hizmet kullanıcıları, sivil toplum kuruluşları, ulusal makamlar, akademi dünyası, uluslararası kuruluşlar ve genel halk gibi çok çeşitli kişi ve kurumlara danışmıştır. Menfaat sahibi olan tüm ilgili kişi, kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak teklif süreci gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen istişareye hem Avrupa vatandaşı olan hem de olmayan kişilerin katkıda bulunması sağlanmış ve destekleyici danışma organları aracılığıyla kamuoyu görüşlerinin eksiksiz olarak yansıtılması amaçlanmıştır.


4- Aracıların küresel çapta düzenlenmesinin önemi nedir?
Söz konusu yasa teklifi çerçevesinde tanıtılan yeni kurallar, insan haklarına saygı, özgürlük, demokrasi, eşitlik ve hukukun üstünlüğü dahil olmak üzere çevrimiçi alanda Avrupa değerlerini savunmada ve dijital hizmetlerin rekabet gücünü, tüketici seçimini ve çevrimiçi fırsatların güçlendirilmesinde önemli bir adımdır. DSA, temel hakların çevrimiçi olarak korunması için yüksek standartlar belirlemektedir; aracıların sorumluluğuna dengeli bir yaklaşım sergilemekte, yasadışı içerik ve çevrim içi platformlarda ortaya çıkabilecek toplumsal risklerle mücadele için etkili tedbirleri kapsamaktadır. DSA, çevrimiçi aracılara yönelik düzenlemeler için küresel düzeyde de bir ölçüt oluşturmayı amaçlamaktadır.


5-DSA’da belirlenen kurallar AB dışındaki şirketler için geçerli olacak mı?
Avrupa Birliği dışında yerleşik ve hizmetlerini tek pazarda sunan çevrimiçi aracılar da ayrım gözetmeksizin DSA ile getirilen kurallara tabi olacaklardır. Söz konusu çevrimiçi aracılar AB’de kurulmadıkları durumda da pek çok şirketin halihazırda diğer yasal araçlarda yükümlülüklerinin bir parçası olarak yaptığı gibi, bir yasal temsilci atamak zorunda kalacaklardır. Aynı zamanda, çevrimiçi aracılar, AB’de hizmetlerini sağlarken ortak kurallardan yararlanacaktır.
6- Kullanıcılar yeni kurallardan nasıl yararlanacak?
DSA kapsamında yer alan yeni kurallar, kullanıcıların yasadışı faaliyetlere, tehlikeli ürün ve içeriklere maruz kalma ihtimalini azaltarak ve daha güvenli bir çevrimiçi deneyim sağlamayı amaçlamaktadır. Kullanıcıların temel haklarının korunması, fikirlerini özgürce ifade etmeleri, çevrimiçi iletişim kurmalarının ve alışveriş yapmalarının daha güvenli hale gelmesi hedeflenmektedir.
DSA kapsamında getirilen yükümlülükler sayesinde kullanıcıya yönelik şeffaflık uygulamalarının bir standart haline getirilmesi, platformlar için kullanıcılara bilgi sağlama yükümlülüğünün sağlanması ve özellikle çok büyük çevrimiçi platformlar içerisinde bilgiye erişimin kullanıcının tercihine bağlı hale getirilmesi, kullanıcının isteği dışında manipüle edilmesini azaltacak ve daha özgür bir dijital alan yaratılmasının kapılarını açacaktır.
Yeni kurallar kapsamında çevrimiçi platformların iş kullanıcılarını tanımlaması ve kimin bir ürün sattığını veya bir hizmet sunduğunu açıkça belirtmesi gerekmektedir; Böylece, sahte tüccarların tespit edilmesi sağlanarak çevrimiçi alışveriş yapan kullanıcıların sahte, tehlikeli ve yasa dışı ürünlerle karşı karşıya kalması engellenecektir.
Bu bağlamda daha ayrıntılı olarak incelenmesi gereken iki alan kapsamında DSA tarafından güvenli olmayan veya sahte içeriklerle ürünlerin engellenmesine yönelik atılan adımlara ilişkin açıklamalarımız aşağıda yer almaktadır.


Güvenli olmayan veya sahte içerikler:
Kullanıcılar yasa dışı içerik ile karşılaştıklarını bildirebilecek ve dijital platformlarda kendilerine ait içeriklerin kaldırılması durumunda çevrimiçi platformlar tarafından verilen bu kararlara itiraz edebileceklerdir. Bu durumda platformlar, ilgili kullanıcılara karşı alınan herhangi bir kararı ve bu kararın alınma nedenini bildirmekle yükümlüdür. Böylece bu haksız kararlara itiraz edebilmek için kullanıcılara bir itiraz mekanizması oluşturulmuştur. Çevrimiçi ekosistemdeki tüm aktörlerin yasa dışı içeriğin yanı sıra yasa dışı mal ve hizmetlere karşı koyması için etkili araçlar ortaya koyacaktır. Platformların öncelikli olarak tepki vermesi gereken yasa dışı içeriği bildirmesi adına güvenilir işaretleyicileri (“trusted flaggers”) – belirli uzmanlık ve yeterlilik göstermiş kuruluşlar – belirleyebilmeleri için ayrıcalıklı bir kanal oluşturulacaktır. Ulusal yasalar tarafından etkinleştirildiğinde, Üye Devlet yetkilileri, nerede kurulduklarına bakılmaksızın AB’de faaliyet gösteren herhangi bir platformun yasa dışı içeriği kaldırmasını isteyebileceklerdir.
Buna ek olarak, kamusal tartışmayı, ekonomik işlemleri ve bilgi, görüş ve fikirlerin yayılmasını kolaylaştırmadaki sistematik etkileri bulunan büyük oyuncular tarafından kullanıcılara içerik önerildiğinde kullanıcılar önerilerde kullanılan kriterleri değiştirebilecek ve kişiselleştirilmiş öneriler almayı seçebileceklerdir. Kullanıcılar, bağımsız denetçiler ve incelenen araştırmacıların raporları aracılığıyla büyük çevrimiçi platformların eylemlerini inceleyebileceklerdir.


Güvenli olmayan veya sahte ürünler:
DSA’nın insanları yasadışı, sahte veya güvenilir olmayan mallara karşı korumak adına sunduğu çözümlerden biri platformlarda yasa dışı malların kaldırılması için zorunlu prosedürler getirilmiş olmasıdır. Çevrimiçi pazaryerlerinden ayrıca “iş müşterinizi tanıyın (“know your business customer”) uygulaması ile satıcıların izini sürmeleri istenecektir. Bu uygulama, tüketiciler için güvenli, şeffaf ve güvenilir bir ortam sağlayacak ve platformları kötüye kullanan tüccarları sahte ürünler satma ihtimaline karşı caydırıcı etki gösterecektir. Bununla birlikte çevrimiçi platformlar çevrimiçi arayüzlerini, satıcıların tüketicilere yönelik bilgi yükümlülüklerine uymalarını sağlayacak şekilde düzenlemek ile yükümlüdürler. Sahte ürünlerle mücadele eden marka sahipleri için sahte ürünlerin daha hızlı tespit edilip kaldırılmasına imkân veren bir işaretleme sistemi öngörülmüştür. Bu çerçevede Kamu yetkilileri güvenli olmayan ürünlerin doğrudan kaldırılabilmesine imkân veren yeni araçlara sahip olacaktır. Bu bağlamda büyük çevrimiçi platformlar, platformlarında yasa dışı ürünlere karşı savunmasızlığına ilişkin bir analiz içeren denetlenmiş bir risk değerlendirmesine ve aldıkları önlemlere ilişkin de yıllık denetimlere tabi tutulacaktır.
Akıllara gelecek bir diğer soru ise zararlı ancak yasa dışı olmayan içerik ile nasıl etkili bir şekilde mücadele edilebileceği hususudur. Yasadışı olmadığı ölçüde, zararlı içerik, yasa dışı içerikle aynı şekilde ele alınmamaktadır. DSA metni, ifade özgürlüğüne tam anlamıyla saygı göstererek, yalnızca yasadışı içeriğin kaldırılmasına veya kaldırılmasına yönelik tedbirler getirmektedir.
DSA, pandemi sırasında siyasi bilgi kirliliğinin yayılması, aldatma ve manipülasyonlar, savunmasız gruplara verilen zararlar gibi davranışları engellemek adına denetimli risk temelli bir yaklaşım sergilemektedir. Çok büyük platformları temel hakların, kamu çıkarlarının, halk sağlığının ve güvenliğinin korunması dahil olmak üzere sistemlerinin oluşturduğu riskleri değerlendirmeye ve azaltmaya ve değerlendirmelerini ve önlemlerini bağımsız denetime tabi tutmaya mecbur kılmaktadır. Özellikle çocukların ve küçüklerin sağlayıcılar tarafından gerçekleştirebilecek kötüye kullanma davranışlarına ve yasadışı içeriğin viral olarak yayılmasına engel olmak için ortak düzenleyici bir kural dizisi oluşturulmuştur.


7- Peki ya haklar? İfade özgürlüğü gibi temel haklarla adil bir dengeyi nasıl korunabilir?
DSA lafzı yorumlandığında, bireylerin ifade ve bilgi özgürlüğünün hükümet müdahalesine karşı korunmasının amaçlandığı görülmektedir. DSA, kullanıcılara ve tüketicilere, bu kararların platformların hüküm ve koşullarına dayalı olduğu durumlar da dahil olmak üzere, çevrimiçi platformlar tarafından alınan içeriklerin kaldırılmasına yönelik kararlara itiraz etme imkânı sağlamaktadır. Kullanıcılar doğrudan ve bizzat ilgili platforma şikâyette bulunabilecektir. En küçükleri haricinde kalan tüm platformlar şikâyet ve tazmin mekanizmalarını ve mahkeme dışı anlaşmazlık çözüm mekanizmalarını kurmak, güvenilir işaretçilerle iş birliği yapmak, kötüye kullanım bildirimlerine karşı önlemler almak, şikayetleri değerlendirmek, üçüncü taraf tedarikçilerin kimlik bilgilerini incelemek ve çevrimiçi reklamcılığın kullanıcı nezdindeki şeffaflığını sağlamak gibi yükümlülüklere tabidir.


8- DSA kurallarının işletmeler üzerindeki etkisi ne olacak?
DSA, 2000 yılına dayanan kuralları modernleştirmekte ve açıklığa kavuşturmaktadır. Çevrimiçi aracılar barındırma hizmetleri verenler ve diğer çevrimiçi platformlar için, yeni kurallar, tek pazarda yer alan 27 farklı rejime uyum maliyetlerini azaltacaktır. Bu, büyük oyuncularla rekabet edebilecek yenilikçi KOBİ’ler nezdinde önem arz edecektir.
Diğer işletmeler de yeni kurallar dizisinden yararlanacaktır. Ticaretlerine zarar veren yasadışı faaliyetleri işaretlemek için basit ve etkili araçların yanı sıra iç ve dış tazmin mekanizmalarına erişimleri olacak, bu durum da onlara hatalı kararlara karşı daha iyi koruma sağlayacak, işletmeler ve girişimciler için de kayıpları sınırlayacaktır.
AB’de ticareti kolaylaştıracak, uyum maliyetlerini düşürecek ve oyuncuların eşit şartlar altında bir oyun alanı oluşturacaktır. Tek pazarın parçalanması, yeterince büyük bir iç pazarın bulunmaması ve birçok farklı mevzuata uymanın maliyetleri nedeniyle büyümek isteyen KOBİ’leri ve pazara yeni giriş yapan oyuncuları adaletsiz bir şekilde dezavantajlı kılmaktadır. AB genelinde geçerli olan ortak, yatay, uyumlu bir kural dizisi, KOBİ’lere, daha küçük platformlara ve yeni kurulan şirketlere, kritik büyüme aşamalarında uluslararası müşterilere erişim sağlayacaktır.
DSA, hizmetlerin yasadışı faaliyetler için kötüye kullanılmamasını ve sağlayıcıların sorumlu bir şekilde çalışmasını sağlamak için, hizmetlerin niteliğine, boyutuna ve etkisine bağlı olarak farklı aracı türleri için değişiklik gösteren asimetrik durum tespiti yükümlülükleri getirmektedir. Örneğin, DSA ile getirilen bazı önemli yükümlülükler, yalnızca kamusal tartışmaları ve ekonomik gelişimi etkilemede merkezi bir role sahip olan çok büyük çevrimiçi platformlarla sınırlıdır. Çok küçük platformlar, yükümlülüklerin çoğundan muaftır.


9-DSA’nın çok büyük platformlar üzerinde ne gibi etkileri olacak?
DSA tüm platformların şikâyet ve tazmin mekanizmalarını ve alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarını kurması, güvenilir işaretçilerle iş birliği yapmasını, kötüye kullanım bildirimlerini değerlendirmesini, şikayetleri ele alması, üçüncü taraf tedarikçilerin kimlik bilgilerini incelemelerini öngörmekte ve böylelikle çevrimiçi reklamcılığın kullanıcıya nezdindeki şeffaflığını sağlamaktadır.
Çok büyük çevrimiçi platformlar, risk yönetimine, dış risk denetimine ve kamuya açık hesap verebilirliğe ilişkin yükümlülüklerini karşılamalı, bilgiye erişim için tavsiye sistemlerinin şeffaflığına ve kullanıcı tarafından seçilmesine özen göstermeli, ayrıca verilerini yetkililer ve araştırmacılarla paylaşmalıdır.
Ulusal ve AB düzeyinde iş birliğinden oluşan yeni uygulama mekanizması, çevrimiçi aracıların sistemlerini yeni gereksinimlere nasıl uyarlayacağını denetleyecektir. Her Üye Devletin, kendi ülkelerinde kurulan aracı hizmetlerin denetiminden sorumlu olacak ve bağımsız bir makam olarak görev yapacak bir dijital hizmetler koordinatörü (“koordinatör”) ataması gerekecektir.
DSA ile getirilen kurallar dizisi sayesinde, çok büyük çevrimiçi platformların pazarı yöneterek tüketicilerin seçimlerini manipüle etme ve yeni oyuncuları pazar dışına itme ihtimallerini minimize etmek amaçlanmaktadır.


10-Kuralları hangi kurumlar denetleyecek ve bunları kim seçecek?
Üye devletlerin, kendi bölgelerinde sağlanan hizmetlerin yeni kurallara uygunluğunu denetlemek ve önerilen DSA’nın AB iş birliği mekanizmasına katılmak için yetkili makamları- dijital hizmetler koordinatörleri- ataması gerekecektir. Dijital hizmetler koordinatörü, görevini tarafsız ve şeffaf bir şekilde yerine getiren bağımsız bir otorite konumunda olacaktır. Dijital hizmetler koordinatörleri, analizler, raporlar ve önerilerle destek olmanın yanı sıra Avrupa Dijital Hizmetler Kurulu adı verilen bağımsız bir danışma grubu içinde iş birliği yapacaklardır.

11 – Platformların denetiminde Komisyon’un rolü ne olacak?
DSA platformların denetimini, öncelikle ulusal yetkili makamların, özellikle de dijital hizmetler koordinatörlerinin bir görevi olarak düzenlenmektedir. Ancak, bir koordinatörü veya Kurul, çözülmemiş bir sorunu Komisyon’a iletilebilecektir. Komisyon daha sonra devreye girerek hizmet sağlayıcının kurulduğu ülkenin dijital hizmetler koordinatöründen DSA’ya ve ulusal veya AB yasaları kapsamındaki ilgili temel gerekliliklere uyulmasını isteyecektir.
Ek olarak, çok büyük çevrimiçi platformlar söz konusu olduğunda, yeni kurallar, Komisyon’un aktif katılımıyla gelişmiş denetim ve uygulama alanı bulacaktır. Süregelen ihlaller durumunda, Komisyon- yetkili dijital hizmetler koordinatörünün daveti üzerine Kurulun tavsiyesi üzerine veya kendi inisiyatifiyle- çok büyük çevrimiçi platformlara karşı işlem başlatabilecektir. Bu yetki, büyük çevrimiçi platformların sistemsel riskleri artırdığı veya AB çapında riskin gerçekleştiği durumlarda hızlı müdahaleyi sağlayacak ve en büyük çevrimiçi platformların ortaya çıkardığı karmaşık teknik ve toplumsal sorunlarla başa çıkmak için gereken yardım düzeyini sağlayacaktır.

Bu kapsamda ilave bilgi için lütfen Av. Bulut Girgin (bgirgin@gentemizerozer.com), Av. Merve Öner Kabadayı (moner@gentemizerozer.com) ve Sıla Dilaver ile (sdilaver@gentemizerozer.com) ile iletişime geçiniz.

Counsel at | Website | + posts

Bulut Girgin has over 10 years of experience in competition law, regulated industries and compliance. He has advised clients in diverse sectors including telecommunications, FMCG, automotive, construction, media and technology. Bulut has represented various multinational and national companies before the Turkish Competition Board, administrative courts and the Council of State regarding cartel and abuse of dominance investigations and has filed numerous M&A and negative clearance filings with the Turkish Competition Authority. He has also conducted, as both as an in-house lawyer and outside counsel, several comprehensive compliance programmes on competition law, anti-corruption matters and internal investigations.

EDUCATION
2008: Baskent University, LL.B.
2009: Bilkent University, LL.M. (Law and Economics)
2015: King's College London, LL.M., Competition Law, Recipient of Chevening Scholarship form the UK Government
PROFESSIONAL AFFILIATION
Istanbul Bar Association

LANGUAGES
Turkish, English, German

Website | + posts

Merve Öner Kabadayı is an Associate specialized in competition law. She is experienced in providing legal advice to international and domestic clients from different industries such as entertainment, pharmaceuticals, fast-moving consumer goods, digital markets, energy, food, and beverages, etc.

EDUCATION
2016: Bilkent University, Faculty of Law, Ankara, LL.B.
2014: Rijksuniversiteit Groningen, The Netherlands, Erasmus Exchange Student
PROFESSIONAL AFFILIATION
Istanbul Bar Association

LANGUAGES
Turkish, English

Legal Intern at | Website | + posts

Sıla Dilaver focuses on competition law, cartel agreements, abuse of dominance, as well as on mergers and acquisitions and joint ventures.

EDUCATION
2020: Istanbul University Faculty of Law, Turkish Law Equivalency Degree
2017: University of Exeter, LL.B.
LANGUAGES
Turkish, English

#Avrupa, #digitalservices, #DMA, #DSA, #Gatekeeper, #Komisyon

Bir cevap yazın


Bültenimize Abone Olun.

© Platform Hukuku . Tüm Hakları saklıdır.
Gen & Temizer | Özer